Previous Next

KARI KOCA MUHTAR ADAYI OLAN KÖY

Saygıdeğer Aflaklılar bugün size ilginç bir köyden bahsedeceğim.  Bu köyün özelliği karı koca ikiside muhtar adayı  işte detaylar.

KARI KOCA MUHTAR ADAYI OLAN KÖY

Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde bulunan Avdan köyü ilginç özelliğiyle duyanları şaşırtıyor… Nüfusun üçe kadar düştüğü köyde muhtar ve bekçi aynı kişi. İşte Avdan köyü hakkında ilginç bilgiler…

Öncelikle Avdan köyünün yolu, suyu, elektriği, camisi, okulu ve hatta postanesi bile var.Ancak köyde bir hane dışında yaşayan kimse kalmadı. Nüfusu üçe kadar düşen köyün muhtarı, bekçisi ve hatta azası bile aynı kişi. Bu köyde kışın üç, yazınsa 15 kişi yaşıyor.4 / 23

Avdan köyünde 29 yıldır muhtarlık yapan Bekir Tepekaya ise, seçimlere eşiyle yarışmaya hazırlanan bir köy sakini./ AA’da yer alan habere göre, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine 40 kilometre uzaklıktaki Avdan köyünde 40 yıl önce 85 hanede 300 kişi yaşıyordu.Ekonomik koşulların etkisiyle hızla göç veren köyde bu sayı üç haneye kadar düştü. Diğer iki hanenin sahipleri ise sadece yazın tarla işleri için köye geliyor. PTT binası, camisi ve okuluyla kalabalık günlerin izlerini taşıyan köyde kışın üç kişi, yazın ise 15 kişi kalıyor. Köyde 29 yıldır muhtarlık yapan Bekir Tepekaya, kızı ve eşiyle yaşadığı köyünü terk etmiyor. Köyüne bağlı Tepekaya ayrılmaya niyeti olmadığını da belirtiyor. Köye, elektriğin 38 yıl önce geldiğini belirten Tepekaya, 1963’de okul, 1967’de cami, 1996’de su şebekesi yapıldığını, 1992 yılında ise köy yolunun asfaltlandığını söylüyor.

‘Köyün hem muhtarı, hem bekçisi, hem de azası’
Hizmetlerin çoğunun kendi döneminde yapıldığına dikkati çeken Tepekaya, sözlerine şöyle devam ediyor…Hizmetler benim dönemimde geldi. Yayla yolu yapıldı. Daha önce 85 haneydi, şu an 3 hane kaldı. Eskişehir’de bin 600 köylümüz yaşıyor. Buradan gidenlerin durumları çok iyi. Burada hayvancılık ve çiftçilik var. Gençlere iş imkanı olmadığı için göç verdik. Köy diye gençlere kız vermiyorlar. Kızlar, burada durmuyor. Burada kalan ne yapsın, bir gelir yok. Fabrika falan da yok. Ne olacak burada. Şu anda mevcut nüfus 15.Bu köyün hem muhtarıyım hem bekçisiyim hem azasıyım. 29 yıldır muhtarım. Muhtar olmadan önce burada 5 bin küçükbaş, 300 büyükbaş hayvan vardı.”Köyde dört ay boyunca tek hanede yaşam var
Köyde tüm işleri tek başına yürüttüğü için başına ilginç olayların geldiğini ifade eden Tepekaya, şunları söylüyor:”İlçeye evrak götürdüğümde memur, ‘İki azanın imzası var.’ diyor. Azam yok. Köyde dört ay boyunca tek hanede yaşam var. Kış aylarında kimse yok.

17 / 23

Yazın gelenler olur, bir-iki ay durup giderler. Köyden geçenler, “Bu köy ıssız” diyor. Geçen haftalarda Vali gelmişti.Tesadüf, o gün köyde birkaç insan vardı. Vali Bey, bir hafta önce gelseydi köyde kimse yoktu. Kışın köyde eşim, kızım ve ben yaşıyorum.”‘Muhtarlıkta tek rakibim eşim”
“Muhtarlık seçimlerinde eşimi muhtar adayı yapacağım. Tek rakibim eşim.” diye konuştu. Giden gitsin buradayım”
Fatma Tepekaya ise köyün ıssız ve sakin yaşamına alıştığını dile getirerek şunları kaydetti:”Bu köyde doğup büyüdüm. Burayı çok seviyorum. Giden gitsin, buradayım. Memnunum köyümden. Muhtarlık seçimlerinde eşime rakip olacağım. Köye yazın gelen kadınları toplayacağım. Okulu da açtıracağım. Okuma yazma seferberliğinde ben de muhtar olarak kadınlara öncülük edeceğim.”Köy sakinleri Avdan köyüne yolu düşen herkesi beklediklerini de belirtiyorlar…

1 / 23

(Tak) Yunus KARANFİL Vefat Etti

Aniden Rahatsızlanan  Yunus KARANFİL Ortaköy Devlet Hastanesine Kaldırıldı.Burada Yapılan Tüm Müdahalelere rağmen Yunus KARANFİL 13.07.2018 Tarihinde Vefat Etti  Merhumun cenazesi 14.07.2018 saat 09.00 sıralarında toprağa verildi 1938 doğumlu olan Yunus KARANFİL’E  ALLAH’Tan Rahmet Yakınlarına Sabır Ve Uzun Ömürler Diliyoruz.

Görünen köy kılavuz istemez

 

Değerli dostlar bugün size köy kelimesini içinde bulundurduğunu tespit edebildiğimiz atasözlerini  aktarmak istiyoruz. Bu ata sözlerinin birçoğu zaten hepimizin malumu. Ancak içlerinde ilk defa duyduklarınızda olacak.   Görüşmek dileğiyle  atasözlerine geçiyorum.

 

*** doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar

*** evli evine, köylü köyüne
*** görünen köyün uzağı olmaz
*** horozu çok olan köyde sabah geç olur
*** köpeksiz  köye  kurt  iner
*** köylü, misafir kabul etmeyiz demez, konacak konak yoktur der
*** köylünün kahve cezvesi karaca amma sürece
*** kurt köyünü  değiştirir, huyunu değiştirmez
*** yetişemediğin köyün alt tarafında  yat
***Köy yanar, deli taranır

***Nasipsiz köpek kurban bayramında köy dışında bulunur.
***Abdalın dostluğu köy görünceye kadardır.
***Görünen köy kılavuz istemez.
***Köpeksiz köyde deynekle gezilmez

 

 

İsmail Eşi Şenay BAYRAKLI Vefat Etti

Uzun Süredir Tedavi Gören Şenay BAYRAKLI  01.07.2018   Tarihinde Hakkın Rahmetine Kavuştu. Merhumenin Cenazesi 02.07.2018 Tarihi Saat 09.30 Sıralarında Toprağa Verildi Şenay BAYRAKLI’ya ALLAH’Tan Rahmet Diliyoruz.

İÇİNDE KÖY OLAN DEYİMLER

Sayın Akpınarlılar bugün içinde köy gelimesi geçen  birkaç deyimi ve ne anlama geldiğini sizinle paylaşmak istiyoruz. Bu arada katkıda bulunmak isteyen   takipçilerimiz bizimle irtibata geçip benzer deyimleri bizimle paylaşabilirler

 İÇİNDE KÖY  OLAN DEYİMLER:

*** dokuz köyden kovulmak
Anlamı :geçimsizliği veya başka davranışları yüzünden birçok yerden atılmış.

*** eski köye yeni âdet getirmek
Anlamı: alışılmamış, yadırganan bir yeniliği yapmaya kalkışmak.

*** küçük köyün büyük ağası
Anlamı:büyüklük taslayanlar için söylenen bir söz.

Köyümüzde Seçim Sonuçları

 

 

 

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

RECEP TAYYİP ERDOĞAN 305

MUHARREM İNCE 22
MERAL AKŞENER 17
TEMEL KARAMOLLAOĞLU 1
DOĞU PERİNÇEK 1
SELEHATTİN DEMİRTAŞ 1

MİLLET VEKİLLİĞİ SEÇİMİ

AKP 237
MHP 65
CHP 10
SAADET 2
İYİ PARTİ 25
HDP 1
HÜDAPAR 1
VATAN PARTİSİ 1

Pisomar Mevkiine Taş Ocağı Kuruluyor

Yeni yapılmakta olan Niğde Ankara otoyolu güzergahında kullanılmak üzere Pisomar Mevkiine Taş Ocağı Kuruluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca Beş Yıllığına köyümüz sınırlarında olan pisomar mevkiinde 97.28 hektarlık mera alanını özel bir şirkete vermiştir.

AKSARAY’I NE KADAR TANIYORUZ

Sevgili Aflaklılar  İlimiz Aksarayı ne kadar tanıyoruz bize nerelisin diye sorulduğunda haliyle Aksaraylıyız diyoruz. Ancak Aksaray nasıl bir yer anlatırmısın  veya Aksarayın nesi meşhur  v.b. sorularla karşılaştığımızda ne cevap veriyoruz . İşte bu nedenle bizde bugün Aksaray Hakkında genel bir bilgi sunmak istedik.  Ggörüşmek dileğiyle kalın sağlıcakla.

AKSARAY

İç Anadolu Bölgesi’nde il. 1989’a kadar Niğde iline bağlı bir ilçeyken bu tarihte il oldu. Tuz Gölü’nün güneydoğusu yakınında, yol kavşağı üzerindedir. Kuzeyinde Tuz Gölü, Ankara ve Kırşehir, doğusunda Nevşehir, Niğde, batısında ve güneyinde Konya bulunur. Önemli bir tarım ürünleri pazarı olan Aksaray, Nevşehir-Niğde-Ulukışla, Konya-Nevşehir ve Ankara-Ulukışla şoselerinin kavşak yeridir. İlin en önemli geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Başlıca ürün, tahılın yanında ekilen öbür ürünler fasulye, soğan, mısır, patates, pancar, keten ve kenevirdir. Seramik sanayiinde kullanılabilecek nitelikli kaolin yatakları vardır. İlde kaplıcalar ve madensuyu kaynakları bulunur. En gelişkin sanayi dalı gıda sanayiidir. Un, yem, tereyağı ve peynir fabrikaları kuruludur. İlk Çağ’da Arkhelais adını taşıyan kenti, son Kapadokya Kralı Arkhelaos’un, Garsuara adlı yerleşmeyi geliştirerek kurduğu sanılmaktadır. Roma İmparatoru I. Cladius kente koloni ayrıcalığı tanıyarak Anadolu’da birçok önemli yolun kavşak noktasında bulunan kentin daha da gelişmesine yol açtı. Bizans’la Müslüman Araplar arasında birçok kez el değiştiren kent Malazgirt Savaşı’nın (1071) ardından Türkler’in egemenliğine girdi. II. Kılıç Arslan, yıkık durumdaki Aksaray’ı bir İslâm kenti olarak yeniden kurdu, kentin çevresini surla çevirdi ve cami, medrese, çarşı, hamam yaptırdı. Azerbaycan’dan getirdiği din bilgini, zanaatkâr ve tüccarları kente yerleştirdi. Böylece Aksaray, Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli merkezlerinden biri olarak gelişti. 1467’de Fatih Sultan Mehmet’in, Aksaray’ı Osmanlı topraklarına kesin olarak katmasına dek Karamanoğulları, Eretna Beyliği arasında el değiştirdi. Cumhuriyet’ten sonra Arpasun ve Koçhisar ilçeleri bağlanarak (1924) il konumuna getirildi. 1933’te Niğde iline bağlı bir ilçe merkezi oldu. 1989’da tekrar il olana kadar, Niğde’nin önemli ilçelerinden biriydi. Aksaray sınırları içinde Aşıklıhöyük, Acemhöyük ve Bizans dönemi örneklerinden Kemerli Kilise, II. Kılıç Arslan tarafından yaptırılan Aksaray Kalesi’nin yalnızca sur kalıntıları görülebilir. Ayrıca Eğri Minare, Karamanoğulları döneminden kalma Ulu Cami, Zinciriye Medresesi (bugün müze olarak düzenlenmektedir) önemli tarihî yapılardır.

Aflak Köyü Kitap Çalışması

Sevgili Hemşerilerimiz Köyümüz hakkında bir kitap çalışması yürütmekteyiz .Kitabın içeriği köyümüzün Tarihi, Geleneklerimiz, Yıllara göre Nüfusumuz,Eski Muhtarlarımız. Vs birçok konular yer alacaktır.Bizim aklımıza gelmeyen konularda  olabilir. Sizlerinde Kitabın içinde Hangi Konular yer alabileceği  veya önemli bilgileri bizlere aktardığınız takdirde değerlendirmeye alacağız. Çalışmamızın amacı kesinlikle ticari olmayıp sadece kitabın maliyetine olacak ve kaybolmakta olan köyümüz hakkında  bilgileri gelecek nesillere aktarmak olacaktır.

İLİMİZ AKSARAY’IN ADI NEREDEN GELİYOR

Saygıdeğer Aflaklılar  ilginizi çekeceği kanaatiyle bugün sizlere  ilimiz Aksaray’ın  isminin nereden geldiğine dair     bir yazıyı aktarıyoruz.

Tarihte kurulan her köyün, her şehrin adının ister gerçek olsun, ister rivayet, isterse efsane bir hikayesi vardır. Aksaray’ın da adı hakkında birçok rivayet, birçok efsane anlatılır. İranlılar bölgeyi işgal ettiklerinde “Güzel atlar ülkesi” manasına gelen “CAPPADOCIA” adını bu bölgeye vermişlerdir. “Aksaray” adına dair rivayetler şöyledir; Darü’z-Zafer Haçlı seferleri sırasında II. Kılıçarslan başkent Konya dışında askeri bir üs kurmayı düşünür. Bunun için de günümüzdeki Aksaray’ı seçer. Şehri sağlam surlarla, medrese, cami, hastane, bedesten vb. kamu yapılarıyla süsler. Her zafer dönüşünde Aksaray’a uğrar, şenlikleri burada başlatır. Şehre de “Zafer Yurdu” manasında “DARÜ’Z-ZAFER” adını verir. Ah Saray – Aksaray Bir zamanlar Selçuklu sultanlarından birinin çok sevdiği kızı hastalanır. Ülkenin tüm hekimleri saraya çağrılır, ama hastalığın sebebi anlaşılamaz. Kızın “Ah Saray” sesleri odalarda yankılanmaktadır. O sırada saraya derviş kılıklı bir adam gelir. Sultandan izin alıp hastayı görür, konuşturur, nabzını dinler. Sevda kelimeleri geçtikçe kızın nabzının hızlandığını görür. Kızın kime sevdalı olduğunu, onun nerede yaşadığını öğrenir. Kız saraydan kurtulup sevdiğine kavuşamayacağını düşündükçe “Ah Saray” diye yankılanmaktadır.. Derviş, sultanın huzuruna çıkar. Sultana: -Sultanım gözdenizin kurtulmasını ister misiniz? diye sorar. Sultan: -“Evet, onun yaşaması benim yaşamamdır” der. Derviş öğrendiklerini sultana anlatır, hastalığın dermanının iki sevdalının evlendirilmesi olduğunu söyler. Rivayetlere göre Sultan, delikanlıyı buldurtur, getirtir. Düğün, dernek kurulur. Bundan sonra “Ah Saray” sesleri “AKSARAY’a dönüşür. Şehr-i Süleha Kılıçarslan burayı o kadar çok sevmektedir ki, kötü niyetli kişilerin bu kente giremeyeceğine dair bir ferman çıkartır. Suç işleyenin hemen başı vurulacaktır. Evliya Çelebi’nin anlattığına göre bu amaçla sarayın giriş kapısının iki yanına tunçtan iki aslan heykeli yaptırır. Bunlar şehre gözcülük eder, kötü niyetli kişiler kente girdiklerinde aslanlar ağızlarından çıkardıkları alevlerle onları yakar, kül ederler. Bu yüzden iyilerin, doğruların, Salihlerin yaşadığı Aksaray’a “İyilerin yurdu” , “Salihlerin yurdu” anlamına gelen “ŞEHR-İ SÜLEHA” adı verilmiştir.