Sevgili hemşeriler
Aşağıdaki dizeler
birçoğuda gerçekler
Birkısmıda martaval
umarım karşılarsınız doğal


SARI DÜVE


Yıl 1986 aylardan haziran
Sarı düvenin öyküsü başladı işte o an
Akşam üzeri bir traktör geldi bize
Romorkunda kocaman semiz bir düve
Babam döndü anneme
Al sana karma bir düve
Sakın ola bununda sütü yok deme
Yoksa bunu da satarım
Yoğurt süt diyene de kızarım

İki yaşında olduğu söylenen düve
Hiç benzemiyordu bizim ineklere
Meğer düve hollandalıymış
o yüzden pek fiyakalıymış
Hem iri idi hem nazlım
Birazda pahalıydı canım

Bizim ineklerden farklı olunca düve
Babamda göndermedi beni gütmeye
Oysa arkadaşım Ünal gidiyordu gütmeye
Bazen Gürgenliye bazende Çatalköprüye
Hemen bizim evin arkasından geçiyordu
İnek gütmenin güzelliğini anlatıyordu
o anlattıkça benim içim yanıyordu
Ama ne annem nede babam beni anlıyordu

Hasret bağrımı delince
Bende gittim inek gütmeye
ulaşınca gürgenliye
Aman Allahım o da ne
Kimi koyun güdüyor kimisi kuzu
kimisi kumpür yiyecek evde unutmuş tuzu
Birtarfta çeşit çeşit ağaçlar
Gürgenler meşeler söğütler ve kavaklar
Diğer tarafta şırıl şırıl akan sular
Biraz ileride soğuk sulu pınar
Hertarfta rengarenk çiçkler
ve yemyeşil otlar
Bazıları top oynar
bazısının var önünde davar
ama herkes neşeli
Bazısı yeni gelmiş bazısı da epey olmuş geleli

Akşam olunca gittik eve
Sordu babam neredeydin diye
Biraz kem biraz küm
Sonra bir tokat güm
Ben syleyince taksit taksit yalanı
Verdi babam peşin peşin tokadı
Ve dedi bir musibet bin nasihattan iyidir.
Şimdi sopanın tam yeridir.
Dokuz yıldız saydım o akşam
Bir daha bu sayıya ulaşamam

Bir temmuz akşamı babam izin verince
Sarı düveyi gütmeye
İnanırmısınız dostlar sevinçten uyku girmedi gözüme
Sabah olunca aldım sarı düveyi
Doğru gittim gürgenliğe
Hem koştum hem oynadım
Hem de sarı düveyi otladım

Günler böyle geçti gitti
İki ay olmuştu sarı düveyi güdeli
Yine bir sabah kattım önüme düveyi
Her zamanki gibi hem sevinçli neşeli
Ulaştım gürgenliğe sabahın köründe
OO arkadaşlar çoktan gelmiş bile
Haydi çocuklar oynayalım ayağım ecer
Aman çocuklar bu saatte bekçiler gezer
Dalıp oyuna unutursak inekleri
Gelir o zaman bekçinin gür sesi
İşte o an acı acı öter düdükleri
Birde inekler girerse köylünün bahçesine
O zaman yiyeceğin sopayı hayal bile etme
Üstelik bir de suya basar
Kirlenen elbisenin hesabını evde annen sorar

O gün yine herkes oyun der
Kimisi ayağım ecer kimisi de su da çimer
Bu arada inekler uzaklaşıp gider
Sonra Eminlerin Musa amcadan bir azar
Biz oyuna o kadar dalmışız ki top atılsa ne yazar
Meğer bizim inekler girmiş musa amcanın bahçesine
O da haliyle küplere binmiş sinirlene sinirlene

İki seçeneğimiz vardı ya gidecektik eve
Ya da götürecektik inekleri başka yere
Aslında kararımızı çoktan vermiştik bile
İstikamet doğruca çatal köprüye
Çatal köprüye varınca önce inekler su içti sonra biz
Bu arada devam ediyordu musa amcaya sitemlerimiz

Çatalköprüye yerleşmiş zaten çingeneler
Ortaköy yolundan vızır vızır araba geçer
Biz çeşmenin başında oyalanırken
Bir gürültü patladı acaba neden
Meğer Koca Dedenin gündüz
Bizim düveye çarpmış güpe gündüz
Yabancıydı arabanın pilakası
Ya düsseldorf ya da duisburg tu
Asıl önemlisi bu olay beni burktu
Çarpmanın şiddetiyle kırılmıştı ayakları
O haliyle bir kaç metre yürüdü
ve oracıkta yığıldı
Bir çare bir derman diyordu bakışları
Kimbilir belki de ne kadar yanmıştı canı

Her kafadan bir ses geliyor
kimi kasap soruyor
kimi bu düve kimin diyor
kimiside beni teselli ediyor
sonra köylüler geldi
Hem kasap hem babam
Allak pullak olmuştu o sırada kafam
babam bir bana baktı bir kasaba
birde zavallı düveye
herkes birşey söyledi
Ama o vicdanını dinledi

Hergün bir sınıkçı geldi sarı düveye
Ne yazıkki hiç biri olmadı çare
Ve sonunda sarı düve öldü
Sanki başıma kaynar sular döküldü
o günden sonra bir daha inek gütmedim
Çünkü bu olaydan derinden etkilendim
Şimdi ara sıra gürgenliye gidiyorum rüyamda
arkadaşlarla oynuyor
sarı düveyi güdüyorum heyecanla

İşte dostlar anlattım size
sarı düvenin hikayesini
Aradan yirmi yılgeçti
unutmadım o günleri
Eğer birgün yolunuz gürgenliye düşerse
Benden selam söyleyin ağaçlara ve çiçeklere
Soğuk sulu pınardan bir su için
sarı düvenin hikayesini birde onlardan dinleyin

Ali Rıza BABA